bir kaç sevişmemizde kocam tülay'ın adını sayıkladı...hatta kasdi olarak söyledi eminim... bozulduğumu farkedince de toparlamaya çalıştı. öyle günlerde hergün yeni bir fantezi icad ettiği için bunu da hoşgördüm...
bi gün aleni dedi ki senle sevişirken o kadını düşünüyorum... delirdim. bu da bir fantezi mi dedim. yoo dedi utanmadan... ciddiyim ne var bunda dedi...
öfkeyle çıkıp, doğruca tülay'ın evine gittim. kendisine artık ne temizliğe gelmek, ne hediye almak ne de birlikte olmak istemediğimi söyledim... beni sakinleştirmeye çalıştı... bana sarılıp, dokunmaya başladı yine. onu ittim. o da sinirlendi. o sırada kapı çaldı. gelen kocamdı...
burda ne arıyorsun diyerek başladı söze... tülay ise ona daha samimi davranıyordu... gözlerinden anladım. oyuna gelmiştim. siz birliktesiniz dedim... inkar etmediler, edemediler...
O.. kadın parfümler ve elbiselerle kocama beni bir mektup gibi göndermiş ve istediğini almıştı.
tülay böyle bitmek zorunda değil ki nevin dedi... anlayış gösterebilirsin, üçümüz birlikte daha güzel şeyler yaşayabiliriz dedi. kocama daha bir sokulurken sırıttığını hissettim...
benimse midem bulandı... suratlarına tükürdüm... ve kocamdan son tokadımı o gün yedim...
kapıyı vurup çıktım arkamdan ettiği küfürlere bakmadan...eve geldim alabileceğim ne varsa bir çanta ve küçük bir valize koydum... defolum gittim... defolup çıkardım onları hayatımdan..
şiddetli geçimsizlikten 3-5 ay içinde boşandım. kocam bir kere söz konusu olan boşanmama hadisesini her şeyi anlatma tehdidimi umursayarak kabul etti. zaten umurlarında mıydım ki.
başka bir şehre yerleştim... iş aradım.. mecbur olduğum için buldum da. bir yandan çalıştım bi yandan bi kaç kursa gidip iyi kötü bir cv sahibi oldum.. kendi ayaklarım üzerinde duracak kadar kazanıyorum.
ve mümkünse erkeksiz, şiddetsiz, ihanetsiz bir dünya diliyorum. en azından kendim için...
aranıza hoşbuldum......
not: bu konuda bir daha yazmayacağım. bu benim için oldukça zordu. bir hesaplaşmaydı... belki de silerim bir gün... ama blogumda hayata dair paylaşımlarım sürsün istiyorum.
5 yorum:
hoşgeldin...
(sadece yutkunup bunu diyebildim)
keşke hayal ürünü olsa bu yazdıkların... :(
hoşgeldin...
Geçmiş olsun.
Bu noktada bir merak konusu; profil resminiz ile şu son cümleleriniz çatışmıyor mu? O fotoğraf, unutmak istediğiniz Tülay'ı anımsatıp sürekli uyanık kalmanızı mı sağlıyor, yoksa hatırlamak zorunda kalmak istemediğiniz Zeynep abla için mi?
hoşbuldum...
hayallerim de var... gerçekler kadar.
Yorum Gönder