Pazartesi, Haziran 08, 2009

çalışarak ömrümü tüketiyorum, umutsuz ama mutluyum

işte ilk günler... insanlar meraklı.. bir müddet sonra ilgi gösteren de çıkıyor.. dul olduğunu öğrendiklerinde daha bir cesurlaşıyorlar.. oysa sen erkek milletinden nefret etmişsin bir kere.. belki kızmamalıyım ama kızıyorum, çok kızıyorum. kimi zaman kadın olduğum için kendimden de nefret ediyorum.
sözlü taciz olağan hale gelmiş zaten, dokundurmalar direkt olmasa da hissedebiliyorsun. bir de kibar görünenler var. niyetim aynı ama ben daha centilmenim ayakları..
işte ilk aylarım sıkıntılı geçti bu yüzden. ilk işimden yönetici tacizinden sıkıldığım için ayrıldım. taciz dediğim sözlü dokundurmular, çıkma teklifleri ama ben zaten sinirlerim tavan yaptığı için ayrılmayı en iyi çözüm olarak gördüm.
ikinci işim daha kalabalık bir firmada. sosyal bir çevre oluşuyor doğal olarak ama kimse de aleni tacize başvuracak kadar cesur değil. çünkü firma sahiplerinin iş konusunda katı kuralları var. burda bir süredir çalışıyorum. kriz dönemlerinde işimden olmadığım için memnunum. bunu da çalışmama sadece çalışmama borçluyum..
kızlarla zaman zaman bir yerlere gidiyoruz. bekar bi kız arkadaşımın birlikte bir ev tutma teklifine sıcak bakmadım. zaman zaman erkek işyerindeki erkek arkadaşlardan da çıkma teklifi aldım ama benden uzak dursunlar...
aslında bir çocuğum olmadığı için hem rahatım hem de rahatsızım. çocuğum olsaydı bana yoldaş, arkadaş olurdu en azından. insanlar da bu kadar cesur olamazları yaklaşırken...
aslında kaba değiller ama bilemiyorum ben mi çok alınganım...
kendi sorunlarımla aklımı karman çorman ediyorum...
ve ancak çalışarak rahatlayabiliyorum. kendime patlayana kadar hep söylediğim gibi.. iyiyim, iyiyim, iyiyim....

Hiç yorum yok: