Cumartesi, Haziran 06, 2009

ona peki dedim. ne hissettiğimin önemi yoktu, çünkü alternatifim de yoktu

üstüste aynı sıkıntıyı yaşadığımız bi kaç geceden sonra bana dilersem eve dönebileceğimi söyledi.. istemiyordum.. onunla kalmaktan başka çarem yoktu.
birkaç haftanın sonunda eve içki şişesi ile geldi... ve morali bozuktu... o gün ben de içtim ve kustum. ama o gece dilediğince birlikte olduk... sonraki gecelerde de..

ne hissettiğimin önemi yoktu... çünkü alternatifim yoktu..
benim paylaşmadığım bir çocuk hayali vardı ama olmadı. iyi ki de olmadı...

zaten zor geçiniyorduk. sigaranın paketini şişenin ebadını büyütmeye başladı giderek.
her zaman kötü davranmıyordu. hiç tokat yemedim en azından diyebilirim ama da mutsuzdu bende..
işten ayrıldığında ise sadece 2 yıl sürebilen evliliğimizin sonu hızla yaklaşmaya başlamıştı...
sürekli alkol aldığı için bir arada dururken bile huzursuz oluyordum. yemeğini hazırlıyor, çamaşırını yıkıyor, gömleğini ütülüyordum ya. bu ona yetmeliydi. beni baba evinden uzak tutması da bana yetiyordu..
nasıl olduğunu bilmediğim kıskançlığı ise giderek artmaya başladı. pazara çıkmama bile kızar olmuştu. sonradan abimle meyhane arkadaşı olduklarını öğrendim... abimin ona ne tür nasihatler verdiğini tahmin edebiliyordum...
evden kaçabilmek adına, bütçemize de destek olsun diyerek bi kaç kez komşulara cam silmeye gittim. özel bir dersanede yabancı dil öğretmeni olan tülay'la böyle tanıştım.

2 yorum:

Bitmeyen Günün Ortasından dedi ki...

dehşete düşerek okudum hepsini allah sana sabır versin, umarım bu yazdıkların gerçek değil de bi hikayedir.

Adsız dedi ki...

benim değil bir arkadaşımın diyerek teselli buluyorum:((