sıcacık bir evde, sıcacık duş almak hoştu. tenim rahatlıyor, içime yorgunlukla karışık bir huzur doluyordu. aslında banyoda birşeyler mırıldanmayı severim. o yüzden tülay'ın içeri girdiğini duymamıştım. birden sırtıma dokunan yumuşak bir el hissettim. irkilerek dönüp baktım tülay çırılçıplak karşımdaydı...benim çelimsiz vücuduma karşın balık eti sayılsa da oldukça hoş bir vücudu vardı. pırıl pırıl parlıyan teninde ki tek karaltı kasıklarındaydı... benim saplantımın aksine o kasıklarındaki üçgenin siyah gölgesinden çekinmiyordu..
-niçin küveti doldurmadın dedi.. ayağıyla plastik tapayı taktı.. ve su birikmeye başladı ayakuçlarımda.. bense elimden duşun fıskiyesini düşürmüş kalmıştım... parmağıla tenime dokundu ve hafifçe iterek bedenimi kendi etrafımda çevirdi. sanki aksıda elbise beğenir gibi tenimi inceliyordu....
su küvette yükselirken adımını içeri attı.. anlamadığım bir şekilde tenimi koklamaya başladı. önümde eğildiğinde irkildim.. garip bir şekilde onu da kokladı. sonra çevirip arkamı da.
sonra sırtımdan belime dolandı.. göğüslerimde gezindi elleri... ve yavaşça çömelirken beni de küvetin içine çekti.....
su, köpük ve yine bir kadın....
yumuşak, sevgi dolu, anlayışlı ama hep birşeyler eksik..
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder