Cumartesi, Haziran 06, 2009

üniversite mi, evlen git, çocuk doğur. bari bir işe yara dediler

uzun bir sersemlik ve kaybolmuşluk hissi yaşadım zeynep ablanın gidişiyle. telefonlarını açmadı. işyerinden de ayrılmıştı. abimin ne tür bir tehditte bulunduğunu bilmesem de o güçlü kızın direncini de kırdığını tahmin edebiliyordum. kadın ne kadar güçlü olursa olsun erkek erkekti. zorbaydı, güçlüydü ve sevdiklerine bile şiddet uygulamaktan çekinmiyordu.
okulda derslerimi toparlayamadım ardından. zaten kötüydü. zaten istesekte zeynep ablayla ders de çalışamadık.
zeynep abladan sonra kendime gelmem zor oldu ama o yıl sınıfı geçtim. ertesi yıl bir iki çocukla daha çıktım. çıkmak denirse oldu yine. bir taraftan elime bir erkek eli dokunması tedirginlikle karışık beni ürpertiyor, öte yandan abime kızıp, sınıfın daha serserileri ile takılıyordum. Kendimce akıllık edip kafe, pastane gibi kapalı mekanlara sığındım, sokakta gezmiyor ama kafelerde çıktığım çocukların küçük yaramazlıklarına göz yumuyordum. en azından abim sokakta göremez beni diyordum. ancak kapalı mekandan da kaçmanın zor olduğunu öğrenmem geç olmadı.
okuldan eve devamsızlıklarımla ilgili bir mektup gönderilmiş. babam hiddetlenmiş. annem şaşırmış. kendisi de şiddet gördüğünden pek sesi de çıkamamış. oysa okumam için ne çok gayret etmişti sevgili anneciğim. oku, kurtul - oku, kurtul dilinde tesbih gibi söyler dururdu. arada kulağımı çekip kızım kendine gel derken... garip ama onun ne saçımı ne kulağımı çekmesinden hiç gocunmadım. o zaten yeterince bu aileden çekiyordu.
abim ben hallederim diyerek evden çıkmış. saati iyi kolluyordum ama okuldan gelen yazı herşeyi değiştirmiş... dersaneye de gitmediğim farkedilmiş.

kafede tekrarlandı çay bahçesindeki olay. tek farkla. çıktığım çocuk abime kafa tutmaktan çekinmedi, diğer arkadaşlar da etrafımıza toplanıp kavgayı ayırınca abimin attığı tokat kadar yediklerinin de bedelini ödemek bana düştü...
saçımdan tutup çıkardı dışarı, küfürler sıraladı yine. eve gelmeden bi köşede bi kaç defa daha tokatladı... görürsün sen dedi...
ertesi gün okuldan çıktığım çocuk 1 gün uzaklaştırma aldı. bense ihtar...
abim notlarımın çıktısını alıp götürmüş babama. üniversiteye hazırlanmam lazım diyerek ağlamam fayda etmedi. anneme sarılıp ağladım her zamanki gibi... ama babamın hiddetinden de bir tokat da olsa şiddetinden de beni kurtaramadı..
-ilk isteyene vericem bunu diye bağırdı babam annemle biz ağlarken...
dersane, üniversite diyecek oldum.

üniversite mi, daha rahat fingirdemek için mi, evlen git çocuk doğur bir işe yara dediler.
o sömestr bitmeden beni okuldan aldılar...

Hiç yorum yok: