Cumartesi, Haziran 06, 2009

her kadının kokusu kendine özeldir, sen sen gibi kokmalısın, ben ben gibi dedi

tülay hoş bir kadındı, bakımlıydı, alımlıydı. iki sokak üstümüzdeki caddenin karşısındaki blokta oturuyordu... cam silmeye gittiğim kadınlardan birisi tavsiye etmişti. evlenmiş, boşanmıştı ve benden biriki yaş büyüktü.
genelde bu tip evlerin hanımları titiz olur, hoş bende olsam farklı davranmam ama tülay hiç öyle değildi. evi bana bırakır, sadece parfümüne dokunulmasından hoşlanmazdı. bunu nasıl öğrendiğim ise sır değil tabi ki... yine de azarlamadı beni. her kadının kokusu kendine özeldir dedi. sen sen gibi kokmalısın, ben ben gibi.... öğreniyordum. hayatı ve insanları.
bana bir iki elbisesini verdi. bunlar bana küçük geliyor kilo aldım bu aralar istersen giyebilirsin demişti. hoş şeylerdi...o gün bir tanesini giyerek eve gittim... elbise deyip geçmedim.. kendimi güzel hissetmiştim...
kocam evdeydi... elbiseyi sordu. korktuğumun aksine anlayışla karşıladı. hatta üzüldü ben almak isterdim dedi. aslında içmediği zamanlarda iyi birisiydi... o gece elbiseyi çıkarmamı istemedi.. öylece yattım yanında kıyafetlerimle. ve öyle seviştik... daha arzulu, daha şefkatliydi. şaşırmıştım. tüm tenimi usul usul okşamış, her yerimi özenle koklamıştı...
şaşırdım... ama ilk defa mutlu olduğumu hissettim...
tülay'a bir dahaki gidişimde neden sana gecelik, çamaşır falan vermiyor ki dedi...
sen niye almıyorsun diyemedim:(
olur isterim diye gülümsedim...istedim de. verdi de.

Hiç yorum yok: